Sezaryenle doğum riskleri
9/3/2008 · Kategori: anne sagligi
Sezaryenle doğan bebeklerde doğumdan sonra akciğerlerin uyumunda gecikme olduğuna işaret eden Yurdakök, bu durumun özellikle anne ağrı çekmeden doğuma alınan bebeklerde görüldüğünü söyledi. Yurdakök, sezaryenle doğanlarda akciğer sorunlarının sıklığının normal yolla doğanlardan 5-6 kez fazla olduğunu belirterek, anneleri doğum ağrıları çektikten sonra sezaryenle doğan bebeklerde bu oranınınyarı yarıya azaldığını kaydetti. ... Yurdakök, “Gebelerin doğum ağrıları çekmesine izin verilmeli” diye konuştu.
Ana rahmindeki bebeklerin bağırsaklarında hiç mikrop yoktur. Normal yolla doğan bebek önce annesinin doğum kanalındaki, sonra da anüsünün etrafındaki bağırsak bakterileri ile temas eder. Bebeğin annesinin sütünü emmesi de bu bakterilerin bağırsaklarında daha çabuk çoğalmalarını sağlar. Sezaryenle doğan bebekler, annenin bu bakterileri ile karşılaşmadıklarından, bağırsak floraları daha çok çevreden gelen bakterilerle gelişir. Bu mikroplar da bebekte ağır hastalıklara neden olabilir.”
Prof. Dr. Küçükusta: “Sezaryenle dünyaya gelen bebeklerde, hem yumurta ve süt gibi önemli besinlere karşı alerjiler, hem de egzama, saman nezlesi ve astım gibi alerjik hastalıklar daha fazla görülüyor. Astım ve saman nezlesi olan 250 çocuk üzerinde yaptığım araştırmada, bu çocukların yüzde 78’inin sezaryenle dünyaya geldiklerini belirledim.”
“Sezaryenle doğan bebeklerde bağışıklık sisteminin gelişmesi ve olgunlaşmasında aksaklıklar meydana geliyor. Anne karnında iken vücudunda hiçbir mikrop bulunmayan bebeklerin mikroplarla ilk karşılaşmaları doğum sırasında gerçekleşiyor. Normal yolla doğan bebekler, annelerinin doğum kanalında bulunan mikropları alıyorlar ve bebeklerin bağırsaklarına bu mikroplar yerleşiyor. ‘Bifidobakteri’, ‘bakteroides’ ve ‘laktobasiller’den oluşan ve ‘dost bakteriler’ olarakda bilinen bu mikroplar, bebekte normal bağışıklığın gelişmesi için çok gereklidir.”
Sezaryen doğumlarında ise steril şartlarda dünyaya gelen bebeklerin ilk mikroplarını deri teması ile ve hastanedeki yüzeylerdenaldığını anlatan Prof. Dr. Küçükusta, şunları söyledi:
“Bu nedenle de sezaryenle doğan bebeklerin bağırsak floralarını, vücuda yararlı dost mikroplar yerine hastane mikropları oluşturuyor. Alerjik hastalıkların sezaryenle dünyaya gelen bebeklerde daha fazla görülmesinin nedeni, bağırsaklarında ‘dost mikroplar’ yerine farklı cinsten ve farklı miktarlarda bakterilerin yerleşmiş olmasıdır.”
Yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre sezaryenle dünyaya gelen bebeklerin ilk bir ay içinde ölüm riski, normal doğumla dünyaya gelenlerden 3 kat daha fazla. Çünkü normal doğum bebeklerin nefes alıp verme faaliyetlerinin daha düzenli olmasını sağlıyor.
Çünkü normal doğum sırasında bebekler akciğerlerinde biriken sıvıyı sezaryene kıyasla çok daha başarılı bir şekilde atabiliyor. Normal doğum akciğerlerin sağlıklı çalışmasını teşvik eden hormonların salgılanmasını da artırıyor.
Uzmanlar, normal doğumun bir anlamda bebeği yaşama hazırlamak anlamına geldiğine dikkat çekiyor Ve anne adaylarına sezaryeni zorunlu kılan bir sağlık sorunu olmadığı sürece normal doğumu tercih etmelerini öneriyor.
Sezaryen sonrası normal doğum şansı
Prof. Dr. İsmail Mete İtil, “Normal doğumun avantajları ve sezaryenin dezavantajları hastalara ayrıntılı olarak anlatılmalıdır. Bugünkü veriler ışığında, herhangi bir endikasyonu olmayan olguda sezaryenin normal doğuma üstün olduğunu savunmak mümkün değildir” diye konuştu.

Anne karnındaki çocuğun "fetus" hali tam olarak altıncı ayın sonunda oluşur. Daha sonra rahim kuluçka dönemine girer. Bebeğin tüm vücut organları ve sistemleri, bu süre içerisinde gelişmiştir ve rahim fetusun büyümesi için besin sağlayarak bu gelişimi hızlandırır. Bu süreç, fetusun annenin rahminden çıktığı doğuma kadar sürer.
Din ahlakından uzak bazı toplumlarda, Allah'a dua etmek çeşitli batıl inanç ve hurafelerle zorlaştırılmıştır. Bazı insanlar, her an Allah'a yönelebilecekleri halde, bunun için kendilerince özel zamanlar belirlemişlerdir. Ancak "Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız." (Kaf Suresi, 16) ayetiyle bildirildiği gibi, insana en yakın olan daima Allah'tır. Yani insan her dilediği zaman Allah'a yönelebilir, dilediği anda Rabbimiz'den dua ile yardım dileyebilir.
Kuşlar sert tohumları nasıl öğütürler?